18 Şubat 2007 Pazar

Radyodaki Mektup

Beni suçlama, teknoloji unutturdu bana seni sevmeyi. Dijital ortamda yayın yapan radyolar, hafızası senden benden yüksek olan müzik çalarlar, bilgisayar ortamına sıkışmış şarkılar... O an dilediğin şarkıya erişebiliyor, dilersen o şarkıyı tüm gün dinleyebiliyorsun. Bizim şarkımız çalmaya başladığında bir tuşa basıp onu tekrar tekrar duyabiliyorsun. Şimdi deme nesi kötü bunun diye. Teknoloji tembelliğe alıştırdı bizi. Önce elimiz ayağımız, sonra beynimiz. Şimdi de duygularımız alışıyor tembelliğe. Bizim şarkımız diye aynı şarkıyı dinledim defalarca, sonra seni özledim diye aşk şarkıları çalan bir radyoyu açtım. Bilgisayardan şarkılar seçtim bizi anlatan. Günler haftalar boyu hep bunlar tekrar etti.

Halbuki eskiden böyle miydi? Eski radyomuzda üç dört kanal ya tutar ya tutmazdı. Biz o cızırtılı şarkıların içinde, ne çalarsa çalsın, birbirimizi bulmaz mıydık? Sevda demez miydi her dil, seni bana söylemez miydi o şanlı yiğitlik destanları; ajans haberlerinde bile sen düşmez miydin aklıma? Her duygumu her anımı seninle yoğurmaz mıydım? Peki ya şimdi; o çalsın diyorsun çalıyor; bana bunu bunu hissettiren bir şeyler lazım diyosun adam bulup çıkartıyor. Tembelleşti artık hislerim, akşamları sofra arkadaşım hala sensin; gün içinde dertdaşım hala sen ama o şarkılar yok mu seni söylemeyen, cevap veremez etti seni bana.

2 yorum:

D!mple Rock dedi ki...

O cızırtıları ben de özledim. Nerde Jimi Hendrix'in cızık gitar sesi. Öldüresiye sert 80'ler Black Metal'inin bile öldüresiye olmayan, haz verici riffleri..
Hepsi tercihim şu anla karşılaştırılınca.
Senin yazdığın tüm bunları ben de özledim..

Adsız dedi ki...

Thank you estetik, estetik, burun estetiği, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik, estetik